Kilo Verme İlacı Sonrası Yüz ve Vücut — Podcast 1

7 Eylül 2026 · 20:22 · Türkçe Konuşuldu
Oynatıcıda Türkçe ve İngilizce altyazılar mevcuttur.

Bu bölüm hakkında

Sibel Aydınol ve Dr. Mustafa Aydınol, bu 20 dakikalık sohbette yüzdeki hacim kaybını, sarkmış cildi ve kilo kaybı sonrası ameliyat planlamasını tartışıyor.

Sohbet, yüz ve vücuttaki değişiklikleri, ameliyat zamanlamasını, prosedürleri birleştirmeyi, iyileşmeyi ve yurt dışından bir ziyaret planlamayı kapsıyor.

Konular ve zaman damgaları
  1. 0:00 — Kilo kaybı sonrası neden estetik cerrahi?
  2. 1:01 — “Ozempic yüzü” ne anlama geliyor?
  3. 2:07 — Kilo kaybı sonrası ameliyat zamanlaması
  4. 3:27 — Yüz: dolgu, yağ enjeksiyonu veya yüz germe
  5. 4:37 — Karın: liposuction mı, karın germe mi?
  6. 6:06 — Liposuction kilo verme ameliyatı mıdır?
  7. 6:43 — Kilo kaybı sonrası göğüsler
  8. 7:50 — Kollar, bacaklar ve cerrahi izler
  9. 10:41 — Prosedürleri birleştirme veya aşamalandırma
  10. 12:30 — Vücut ameliyata hazır mı?
  11. 13:33 — Ameliyat öncesi GLP-1 ilacı
  12. 14:49 — Hızlı sorular
  13. 16:18 — Hazırlık ve beklentiler
  14. 17:40 — Yurt dışından bir ziyaret planlama
  15. 19:04 — Drenler ve masaj
  16. 20:10 — Kapanış

Bölüm transkripti

Bu bölümün özgün Türkçe konuşma metni.

Transkripti oku

0:00 — Kilo verdikten sonra neden plastik cerrahi?

Neden kilo verdikten sonra bu sefer plastik cerrahların kapısını çalıyor? Merhabalar, kanalımıza hoş geldiniz. Hoş bulduk. Hocam, son zamanlarda herkes Ozempic, Wegovy, Mounjaro bunları konuşuyor.

İnsanlar 15 kilo, 20 kilo, 30 kilo veriyorlar. Normalde bu hikayenin mutlu bitmesi gerekmiyor mu? Neden kilo verdikten sonra bu sefer plastik cerrahların kapısını çalıyor? Şimdi bir kere kilo vermek çok güzel bir olay.

İnsanlar hayatlarında çok büyük bir değişiklik yaşıyorlar ve mutlu da oluyorlar. Aslında bir hikaye bitip orada sonlanmıyor direkt. Başka bir hikaye başlıyor. Bu sefer de sarkan derilerini düzeltmek için bizi arıyorlar.

Ve bu sefer de bir cerrahi serüveni başlıyor. O zaman bugün Ozempic iyi midir, kötü müdür tartışmıyoruz. Yok, bugün öyle bir tartışma konumuz yok. Ozempic ayrıca güzel bir ilaç, değerli bir ilaç.

Peki, yani kilo vermeyi değil de kilo verdikten sonraki hayatı konuşuyoruz. Aynen öyle.

1:01 — “Ozempic face” gerçekten var mı?

Peki, o zaman şu meşhur şeyi sorayım. Bu Ozempic face diye bir şey var. Gerçekten böyle bir şey var mı? Şimdi böyle bir şey gerçekten var.

Ama abartıldığı kadar demeyeyim de yanlış kelime oldu. Şöyle, sosyal medyada insanlar birtakım şeylere lakap takarak bunu popülerize etmeyi çok severler. Ozempic face de bunlardan bir tanesi oldu. Tabii ki insan çok ciddi miktarda kilo verip aynaya baktığında bir anda yanaklarının sarktığını, cilt elastikiyetinin değiştiğini görüyor.

Bu etki de bir anda çok çarpıcı oluyor. İnsanlar alışkın değiller. O dolgun yüzden bir anda zayıflıyorlar. Ozempic face bir trend kelime oldu.

O zaman şöyle bir şey var. Yani ilaç yüzü bozuyor demek biraz fazla basit kalıyor. Biraz fazla basit kalıyor. İlaç aslında vücutta birçok yeri bozmuyor da hani kilo verdiğiniz için değişiklikler meydana geliyor öyle söyleyelim.

Hacim kaybı diyebilir miyiz? Hacim kaybı, elastikiyet kaybı oluyor. Tabii ki de tüm vücut sarkıyor. O yüzden zaten biz de vücut şekillendirme ameliyatlarında özellikle son dönemlerde büyük bir artış görüyoruz.

2:07 — Kilo verdim, hemen ameliyat olabilir miyim?

Şimdi bu 20 kilo verdim hemen ameliyat olabilir miyim? Bu soruyla sıkça karşılaşıyoruz. Bu soruyu özellikle çok soruyorlar. Zaten sen de biliyorsun olabilir mi diye.

Ben karşıyım çünkü hastalar belirli bir final kilosuna ulaşmadan bunu doğru bulmuyorum. En En azından 4-6 ay boyunca stabil bir kiloda kalmak kıymetli. Bu aynı zamanda ameliyatın da uzun süreli olmasını sağlıyor. Yani ben kilo kaybını sağladım, verdim, geliyorum ameliyata diye bir şey yok.

Yani hedef kiloya geldim, ameliyata hazırım diye bir şey yok. Hemen olmaz yani. Biraz beklemekte fayda var. Beklememiz gerekiyor.

Peki bekleyince deri daha da sarkıyor mu? Bunun bir etkisi var mı? Yani bu biraz tartışmalı şöyle. Hastanın da ne yaptığıyla alakalı.

Yani sporla az bir miktar toparlayabilir ama mesela cildiniz sarktı diyelim ki. Ya ben işte ameliyattan korkuyorum, bir yıl bekliyorum, iki yıl bekliyorum, spor yapayım, cildim toparlansın diye bekliyorsanız maalesef olmuyor. Cilt öyle bir organ değil çünkü. Ama arada hastalar tabii birtakım cerrahi dışı işlemler yaparak ciltlerini sıkılaştırmaya çalışıyorlar.

Orada bir miktar tabii ki toparlanma oluyor. Sporla da tabii ki bir miktar cilt ister istemez kendisini toparlar. Ama maalesef hiçbir zaman cerrahi gibi olmaz.

3:27 — Yüz: Dolgu, yağ enjeksiyonu veya facelift

Peki şimdi işin bir de yüz kısmı var. Hasta geliyor, yüzüm çöktü diyor. Ve ne yapacağız? Burada dolgu mu, yağ mı yoksa facelift mi?

Plastik cerrahinin elinde tabii bir sürü silah var. Hani hem cerrahi kısımda hem de cerrahi olmayan kısımda. Ama tabii tanıyı doğru koymak lazım ki tedavi de doğru olsun. Şimdi burada eğer dokularda bir sarkma varsa tedavi tabii ki de yüz germe ameliyatı.

İşte yüz germe olur, boyun germe olur ya da sarkan diğer kısımların kaldırılması şeklinde olabilir. Hacim kaybı varsa tabii ki de yağ kaybı. Bu hani ya da bazı hastalar yağ istemiyorlar, dolgu olabilir. Bazen de her ikisi birlikte yani hem cildi gerip yani yüz germe yapıp hem de yanaklara ve gereken diğer yerlere yağ konulması şeklinde tedavi edilebilir.

Yani çöktü dolduralım mantığı yerine bu biraz tehlikeli kaçıyor. Tehlikeli değil de yani herkes şu peşinde ya hocam ben ameliyat olmadan da cildimi toparlarlar mı? İşte buraya bir dolgu yapalım, sonra DNA yapalım, onu yapalım, bunu yapalım. Ya her hastada işe yaramıyor onu demek istiyorum.

Bunları iyi değerlendirip... Doğru tanı koymak lazım. Doğru kombinasyonu uygulamak lazım.

4:37 — Karın: Liposuction mı, karın germe mi?

Peki Karın kısmına geri dönecek olursak: Liposuction yapıp deriyi de toparlayamaz mıyız? Çünkü 20 kilo verdim, karnım biraz sarktı. Liposuction yapalım, yağları alalım, deri de toparlansın. Olmaz mı?

Şimdi şöyle hasta çok gençse bazen olabiliyor gerçekten. Ama genelde hani böyle değil. İşte kilo vermiş, doğum yapmış zaten hastalar oluyor. Üstü bir de kilo kaybı oluyor.

Hani konumuz bu olduğu için kilo kaybından bahsediyorum. Liposuction, adı üzerinde, yağların alınması demek. Siz cildin altındaki yağ tabakasını aldığınızda cilt zaten sarkmış durumda. Üstten daha da fazla sarkıyor.

Onun üstünde düzgün tutunabileceği bir iskelet kalmıyor gibi düşünebilirsiniz. Onu da cerrahi olarak düzeltmek gerekiyor. Tabii bazı hastaların karın kaslarında da bir miktar zayıflık olabilir. Bu tamamen farklı bir konu.

Orada karın germe ameliyatı ve eğer kaslarda bir zayıflık varsa onu tedavi etmek lazım. Liposuction ile tummy tuck birbirinin küçük veya büyük versiyonu değil. Biri yağ aldırma, diğeri karın germe işlemidir. İkisi bağımsız işlemler.

Ama karın germe yapılırken genelde bir miktar liposuction da yapıyoruz. Özellikle simit bölgesine. Evet, özellikle simit bölgesi dediğiniz bölgeler, bazen sırt ve karın da liposuction ile şekillendiriliyor. Amaç orada bir harmoni oluşturmak; tamamen bu.

Tabii ki daha orantısal bir sonuç elde etmek. Karın germe yaptık ama belimde sırtımda yağ kaldı. Çünkü aynaya baktıkları vakit kendilerini tabii ki de güzel görmek istiyorlar.

6:06 — Liposuction zayıflama ameliyatı mıdır?

Peki hızlı soruyorum öyleyse: Liposuction bir zayıflama ameliyatı mı? Hayır, değil. Liposuction hiçbir zaman bir zayıflama ameliyatı değildir. Biz hastaların teraziye çıktıkları vakit kendilerini iyi hissetmeleri için bir iş yapmıyoruz.

Uzun süre spor yapmış ya da kendi kilosunda olan hastaların inatçı yağlarının alınması ve vücudun şekillendirilmesi amacıyla uygulanan bir işlem. Ama kilo vermek için yapılan bir işlem değil. Peki, bunun için herhalde ayrı bir video yapacağız. Tabii ki, çok talep ediliyor zaten.

Mutlaka yaparız, konuşuruz.

6:43 — Kilo kaybı sonrası memeler

Peki, vücudumuzun bir de meme kısmı var. Memeler kilo verince hacim kaybı oluyor. İster istemez. Burada iki soru karşımıza çıkıyor.

Hacim kaybı mı pozisyon mu? Yani memelerin içinin boşalmış olması mı, yoksa memenin sarkmış olması mı? Hacim kaybı olduğu vakit zaten kendini belli ediyor. Cildi tuttuğunuzda içi boşsa eğer zaten hissediyorsunuz onu.

O durumlarda doldurmak için çok fazla bir seçenek de yok açıkçası. Yani tabii yağ konulabilir ama proteze gidiyor. Ama bazı hastaların sarkmayla birlikte kendi dokuları da söz konusu oluyor. Özellikle büyük memelerde.

Hasta kilo kaybettiğinde içeride kalan doku yeterli olduğu için kendi dokusuyla dikleştirme yapılıp protez yerine bu yapıldığında hastalar kendisini daha iyi hissediyor. Yani daha doğal ve sürdürülebilir mi? Evet daha doğal sürdürülebilir. Hani protezin olası komplikasyonlarından nispeten koruyan.

Tabii ki bir protez gibi memeye şekil vermez ama en azından içeride protez olmadığını bilmenin vermiş olduğu bir rahatlık oluyor. Bazı hastalarda bunu da özellikle talep ediyorlar. Peki. Bir de tabii işin kol ve bacak kısmı var.

7:50 — Kol, bacak ve ameliyat izleri

Kilo kaybından sonra kollarda ve bacaklarda; liposuction sonrasında sarkan deri de gider mi liposuction ile beraber? Demin de konuştuk. O bölgeler de bir istisna değiller. Tabii ki de sıkılaştırma yöntemleri mevcut.

Hani bilinen şeyler bunlar. Biz de yapıyoruz. Yeri geldiği vakit. İşte Renuvion olur, Endolift olur.

Ama sarkma çok ciddi miktardaysa, hastada eğer gerçekten ben bacaklarım ince olsun istiyorum diyorsa o zaman bu iş cerrahiyle oluyor. Tabii ki de burada bir iz oluyor ama sonuç kesindir cerrahide. O nedenle bazı hastalar bunu tercih ediyor. Peki.

Kilo kaybı oluştu. Liposuction'ı da yaptık. Kollar ve bacaklarda, işin geri kalan kısmında, sarkan deri de gidiyor mu? Ya da kilo kaybından sonra kolların ve bacakların durumu ne oluyor?

Yani kol ve bacaklar demin de konuştuk. Diğer bölgeler gibi bir istisna değiller. Burada da tabii ki diğer bölgeler gibi sarkma oluyor. Böyle olduğu vakit tabii ki sıkılaştırma yapılabilir.

Biz de yapıyoruz. Endolift gibi, Renuvion gibi. Ancak hasta eğer gergin bir bacak istiyorsa burada tedavi yöntemi cerrahidir. Tabii bu da izle birlikte geliyor ama başka bir yöntem maalesef yok.

Sarkan derinin yöntemi cerrahi oluyor diyelim. Hocam eskiye nazaran artık izler o kadar da büyük problem değil değil mi? Lazer tedavisi, skar tedavisi, silikon bantlar. Tabii ki de dediğiniz gibi silikon bantlar, silikon tedavisi, lazer, farklı lazerler özellikle popülerleşti.

Bir de üstüne tabii ki mikropigmentasyon yapılabiliyor. İşte hiperbarik oksijen tedavisine gittiği vakit bazen izler daha da iyi hale geliyor. Hatta yeni çıkan peptidler var. Bazı hastalar bunları kullanıyor görüyoruz.

Gerçekten bazı hastalar mucizevi bir biçimde iyileşiyor. İzlerinin iyileşmesi çok farklı oluyor. Ama evet dediğiniz gibi kısacası öncesine göre izler artık sanki bir sorun olmaktan çıkıyor. Demek ki şöyle bir şey çıkıyor mu ortaya?

Bazen az işlem daha iyi, bazen de küçük işlem yapalım demek doğru değil. Eğer germe gerekiyorsa germeyi teklif etmek. Tabii, aynen öyle. hastalar zaten özellikle germe gereken durumda eğer siz farklı bir yöntem öneriyorsanız size güveniyorlar iyi sonuç alacakları konusunda. Sonrasında da bakıyorlar döndükten sonra evlerine.

Evet bir fark var ama bekledikleri gibi değil. Beklenti karşılanmayınca tabii ki hasta da mutsuz oluyor. Bu yüzden eğer hasta gerçekten düzgün bir kalıcı sonuç istiyorsa genellikle cerrahiye razı geliyor. Ve bu hasta psikolojik olarak da hazır olduğu için bir sorun teşkil etmiyor.

10:41 — Tüm ameliyatlar aynı anda yapılabilir mi?

Peki şimdi tehlikeli bir soruya geldim. Hasta çok kilo verdi. Karın var, meme var, kol var, bacak var. Hocam ben İstanbul'a bir kere gelmişken hepsini yaptırayım gitsin.

Ya bu zaten bazı hastalar geliyor işte ben onu istiyorum, bunu istiyorum. Böyle 7-8 tane farklı ameliyat isterim falan diyorlar. Öyle bir şey yok. Hastanın tabii ki de tıbbi değerlendirmesi burada hani ön planda.

Hasta istese de biz zaten bunu yapmıyoruz eğer uygun değilse. Ama uygun hastaya tabii ki birtakım işlemler kombine edilebilir. Tıbbi standartlar ve kurallar içerisinde olmak kaydıyla. Yüz güldüren sonuçlar da alınıyor.

Tüm dünyada uygulanan standartlar bizim ülkemiz için de geçerli. Biz de bunlara yapıyoruz. Burada hastanın öncelikleri önemli değil mi? Tabii hastanın önceliklerini ön plana alıyoruz.

Hasta 6-7 farklı ameliyat isteyebiliyor. Tabii ki de o zaman seansları bölüyoruz. Ve hastaya soruyoruz yani istediğiniz nedir ona göre bir planlama yapalım diye. Hasta bize bunu söylüyor.

Biz de buna göre bir plan çiziyoruz. Orta yolu buluyoruz. Karşılıklı anlaşıyoruz. Harika.

Hasta bütün işlemleri tek ameliyatta bitirmek istiyor ama doktor bunları iki ayrı seansa bölmeyi planlıyor. Bu gereksiz yere daha fazla işlem önermek anlamına geliyor mu? Ama işte demin konuştuk; burada amaç bir fayda dengesi. Hastaya çok fazla işlemi aynı seansta yüklerseniz birtakım komplikasyonlarla karşılaşabilir.

Daha geç iyileşebilir. Bu da hastanın kötü bir deneyim yaşamasına yol açar. Bunlar olmasın diye zaten hastayı korumak için seansa bölmenin ben bir zarar olduğunu düşünmüyorum. Tabii ki uygun vakalarda yani.

İyileşme sürecine de olumlu yansır. Kesinlikle.

12:30 — Vücut ameliyata hazır mı?

Peki, şunu hiç düşünmüyoruz: İnsan kilo verdi, görüntüsü hazır. Ama vücut ameliyata hazır mı? Biyolojik kısmını da biraz konuşmak istiyorum. Tabii ki orada mesela hastanın kan değerleri, metabolik durumu çok önemli.

Hastaya özellikle kilo verdikten sonra işte dedim ki demir seviyesi düşük. Bu mesela tedavisini etkiliyor. Kan seviyesi düşük. Etkiliyor.

Çünkü dokuya oksijen getirmiyor. İşte vitamin D'si düşük olabilir. Vitamin B düşük olabilir. Birtakım başka mineraller eksik olabilir.

Yani bunların hepsinin düzgün oluyor olması lazım ki. Hani hasta ameliyattan sonra biyolojik olarak düzgün iyileşsin. Ameliyat esnasında da yine keza daha düzgün bir dayanıklılık göstersin. Tabii bu bir süreç yani.

Hastanın bunu biliyor olması lazım. Biz de zaten hastaya bunu ameliyat öncesinde bize danıştıkları vakit söylüyoruz. Şunu da söylüyoruz. Egzersiz çok önemli.

Tabii egzersiz, beslenme, yaşam tarzı, uyku hepsi bunların içerisine dahil. Böyle bir durumda hepsine dikkat etmek gerekiyor.

13:33 — GLP-1 ilaçları ameliyattan önce bırakılır mı?

Başka bir yere döneceğim. GLP-1 ilacı ameliyattan önce bırakılır mı? Bir de bizim internet sayfamızda böyle bir ilaç ne zaman bırakılsın? Yani bunlar tabii çok soru soruyorlar.

Şimdi özellikle bu ilaçlar genellikle doktorlar tarafından reçete edildiği için, eğer bir uzman doktor reçete etmişse ve bu kritik bir ilaçsa doktorunuza danışın diyorum. Ama GLP-1 ilacı özelinde konuşuyorum. Bunlar günümüzde genellikle kilo vermek için kullanılıyor. Zaten hastanın kilosunu vermiş, tedavisini bitirmiş ve bize geliyor olması lazım.

Ha diyabet için kullanıyordur, başka bir şeyi vardır, rahatsızlığı vardır. Dediğim gibi reçet eden doktorun takdiri daha önemli. Ama demin senin de söylediğin gibi internet sitemizde böyle bir araç var. İçerisinde binlerce ilacın olduğu ve bilimsel kanıtlarla desteklenen bir araç.

Oraya girip hangi ilacı ne zaman önce bırakabilirsiniz, bakabilirsiniz, kullanabilirsiniz. Özellikle takviye edici gıdalarda kan sulandırıcı etki olduğu için. İki hafta öncesinden bırakmasını istiyoruz özellikle. Genel bir fikir birliği yok.

Ama önerilen bu yönde. Bu takviye edici ürünler senin dediğin gibi kan sulandırıcı; kanamayı biraz artırıyor. Bu özellikte olanlar. Ameliyatta çok kanama olmasın diye hastalara söylüyoruz.

14:49 — Hızlı sorular

Peki, şimdi hızlı sorulara geçeceğim. Tabii ki. Evet, hayır. Tamam.

Belki. Belki, bakarız. Peki, hazırsak başlıyorum. Liposuction kilo verdirir.

Hayır, verdirmez. Sarkan deri sporla tamamen gider. Gitmez, imkânsız. Kilo verdim, hemen ameliyat olabilirim.

İmkansız, olamaz. Beklemesi lazım. Her sarkan karına tummy tuck gerekir. Yok, gerekmiyor.

Bazen kurtarabiliyoruz tam tummy tuck olmadan, karın germe olmadan. Çok işlem yaptırırsam daha iyi sonuç alırım. Yok, o da mümkün değil. Bazen tam tersi şey yapıyor.

Hastalar gerçekten çok zorlanıyorlar. Tam dediğiniz gibi değil, uygun miktarda ameliyat yaptırmak lazım. Peki, bir ameliyatta yaptırılabilecek her şeyi aynı anda yaptırmalıyım. Hayır, olmaması lazım.

Peki, doğal görünmek 2026'nın yeni estetik modası mı? Öyle görünüyor. Şu anda hastaların bize söyledikleri talepler bu yönde. Böyle kalır mı bilinmez ama böyle kalıyor olması daha kıymetli olur diye düşünüyorum ben.

Tabii ki bazı hastalar daha çarpıcı sonuçlar istiyorlar. İşte ben çok büyük bir meme istiyorum ya da çok belirgin bir popo istiyorum ya da farklı bir kaş, göz vesaire. Onları da biz yapıyoruz. Ama sanki hani genel bilinçaltımıza daha doğala yönelim olduğunu ben görüyorum.

Veriler de sanki bu yönde. Sürdürülebilir ve doğal olmak.

16:18 — İdeal hasta ne zaman ameliyata hazırdır?

Peki, o zaman toparlayalım. Senin için ideal hasta ne zaman? Tamam artık ben ameliyata hazırım dediğin hasta. Yani eğer kilo kaybı özelinde konuşuyorsak hasta kilosunu verip yaklaşık 6 ay boyunca stabil kiloda kaldığında ve biyolojik olarak da kendisini iyi hissettiğinde ve hazırsa tabii bu laboratuvar testleriyle ortaya konmalı.

O zaman hasta benim için ameliyata hazırdır. Tabii ki ne istediğini biliyor olması lazım. Bazı hastalar kararsız oluyor, çok soru soruyor, endişeli oluyor. Psikolojik olarak da hazır olmak gerekiyor.

Bunlar da çok ciddi manada etkiliyor. Ama yani bu bütün optimal şartlar bir araya geldiğinde bize de başvurduklarında değerlendirmelerimiz sonucunda eğer her şey yolundaysa tabii ki bu ameliyat yapılır. Peki, o zaman şöyle bir ikilemden çıkabiliyor muyuz? Beni değiştir ya da beni yeniden bana benzet.

Ben genelde “Beni daha genç, daha iyi bana benzet.” tarafına yakınım. Daha iyi bir versiyonum. Evet, daha yakınım. Ama dediğim gibi demin de bahsettik.

Yani hasta beni dönüştür dediği vakitte bunu geri çevirmeyiz. Tabii ki de limitler çerçevesinde. Her zaman önce güvenlik; hastanın güvenliği bizim için çok daha önemli.

17:40 — Yurt dışından gelen hastanın planlaması

Peki, gerçi internet sitemizde bununla ilgili bir planlayıcımız var ama burada da konuşmak, değinmek istiyorum. Yurt dışından gelen hasta İstanbul'da ne kadar kalacağını, son kontrolünü, uçağı ne zaman bileceğini nasıl planlayacak? Yani onlar planlamıyor; biz planlıyoruz zaten. Ameliyata gelmeden önce de, ameliyatın durumuna göre genelde 5-7 gün arasında İstanbul'da konaklaması uygun oluyor hastaların.

Otel, transfer, son kontrol, ilk kontrol, konsültasyon, hastane yatış hepsini Sibel zaten programlıyor. Biz de ameliyat kısmını hallediyoruz. Şöyle, bu da sıkça soruluyor. Hasta ülkesine döndükten sonra eğer bir sorun olursa ne yapılıyor, nasıl ilerliyoruz?

Şimdi zaten sağlık sigortası yapılıyor genelde hastalara. Biz de burada hasta gitmeden sorun yaşamasın diye azami önemi gösteriyoruz. Tüm kontrollerini yapıyoruz. Tabii kontrolleri, antibiyotiği, ilacı, ameliyat esnasındaki dikkat vesaire.

Genelde döndükten sonra zaten bir şey olmuyor. Eğer ufak bir yara iyileşmesi sorunu olursa da genelde oradaki sağlık kuruluşlarıyla zaten sigortası nezdinde bir anlaşması olduğu için gidebiliyor. Eğer ülkeye gelip bizim tarafımızdan tedavi olması gerekiyorsa da biz zaten buradayız. Her türlü desteği sunuyoruz.

Telefonumuz sürekli açık. Uyurken sadece cevap veremiyoruz. Onun haricinde hastalar tabii ki de her zaman bize ulaşabilirler.

19:04 — Dren ve masaj süreci

Şuna da değinmek istiyorum. Hasta ameliyatını oldu, taburcu oldu ve oteline gitti. Biz bir masaj sürecine başlıyoruz. Dren kullanıyoruz.

Özellikle liposuction olmuş hastalarda ilk 3 gün bizim için önemli o sıvı atılımı için. Bununla ilgili nasıl bilgi verelim hastalarımıza? Yani Liposuction sonrasında drenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Çünkü içeride bir miktar sıvı mutlaka kalıyor.

Onun hem daha steril, temiz bir ortamda dışarı atılması için gerekli. Masaj esnasında da sıvıların dışarı akmayıp belli bir haznede toplanması için önemli. Bu sebeple dreni hastada 2-3 gün bırakıyoruz. Masaj da mutlaka önemli.

En az 3-4 seans Türkiye'deyken alması lazım ki cilt düzgün şekilde yayılsın. Nasıl çamaşır yıkadıktan sonra kırışan kumaşları ütülüyoruz ve toparlıyoruz. Masaj da cildin ütüsü. Güzel bir örnek oldu.

Aynen.

20:10 — Kapanış

Çok teşekkür ediyoruz. Ben teşekkür ederim. Bu güzel sohbet için. Bir başka yayında görüşmek üzere.

Eminim görüşeceğiz. Çünkü konuşacak çok fazla konu var. İyi akşamlar diliyorum. Bizi izlemeye devam edin.

İyi akşamlar. Görüşmek üzere. Bay bay. Bay bay.

Konuyu daha fazla keşfedin

Privacy Policy Cookie Policy